"Pavluka"mız sarmalanıyor mu?
“Efendi Kâtip” “Pavluka”ya atandığı günlerde, açılım yapmaya hevesli demeçler vermiş, Karabük halkına şirin görünmenin yollarını aramıştı…
Kumcu, çakılcı “Efendi Katip” kum çakıl ocağı ile “Pavluka”yı birbirine karıştırmış…
Kum ocağında 12 saat maraba gibi çalıştırıp, sadece asgari ücret verdiği zavallı emekçilere karşın…
“Pavluka”da cart curtla işleri götürebileceğini sanmıştı…
Ancak…
“Pavluka”da işler iyi gitmiyor…
Hem de hiç iyi gitmiyor…
Sinsi ve planlı bir yapılanmadan söz ediliyor…
Sinsi ve planlı bir yapılanma…
Yandaş düşüncede olan bazı “Kovulmuşların” toparlandığı…
“Gülmeyesicilerin” “Odağı” haline getirilmeye çalışılan…
Sinsi ve planlı bir yapılanma…
“Pavlıuka”ya 30’un üzerinde adam alınmış…
Sessizce ve gizlice…
Bunlardan üçü daha önce “Pavluka”dan kovulanlar…
Hatta bir tanesi “Metin”imin bizzat yazdığı ve altına imzasına attığı “Verimli olamadığından iş akdinin feshine” diye talep yazısı yazıp, kovdurduğu bir mühendis…
Ne hikmetse…
Hidayete eren “Arkadaşlar” o mühendisi tekrar işe almış…
“Metin”im de tükürdüğünü yalamış…
Zaten bugüne kadar hiç dik duramamış…
Ve tükürdüğünü yalayarak bugünlere ulaşmış olduğundan…
Yaptığı virajlar “Rutin karakter” olarak görülüyormuş…
“Verimsiz” diye teklif eden “Metin”im…
Tekrar geri alınmasını talep eden “Metin”im…
Nabzı ve ortamı şerbetleyen, yine “Metin”im…
Neyse…
“Metin” ol yavrum “Metin” ol…
Senin de suyun ısındı…
Alınan bu 30’un üzerindeki arkadaşların, tamamına yakını ne hikmetse Karadeniz Ereğlisi’nden kovulan adamlar…
30’a yakını “OYAK”ın yönetimi devralmasından sonra işten atılanlar…
Şimdi sanki gizli bir el…
“Pavluka”mıza bu adamları monte ediyor…
Ve yeniden yapılandırıyor…
Hem de taltifen…
Hemi de “ÇİLEHANE BÜLBÜLÜ” oldukları için…
Uzman Mühendis, Uzman Başmühendis olarak işe alınıyorlar…
Öyle bir yapılanma ki…
“Pavluka”mızda çalışan mühendis ve başmühendislerin sanki suyu çıktı…
Onların aldıkları ücretin iki katı üç katı ücretle…
“Bulunmaz Bursa kumaşları”na para veriliyormuş…
Bu 30 kişiden bazıları…
“Efendi Kâtip”i eskiden sevmezlermiş…
Şimdi de sevmiyorlar…
Ancak…
“Gülmeyesiciler Cemaati Örgütü”nün…
Üstteki efendilerinin sinsi talimatları ile…
“Pavluka”mızda ki yapılanma…
İnce ince…
Derin derin…
Sinsi sinsi…
Gizli gizli…
“Efendi Kâtip” marifeti ile…
Sarmalanıyormuş…
Sarmalanıyormuş diyorum…
Çünkü bunlar birer iddia…
Bir zamanlar…
Ovacık’ta bazı telefon dinleme skandalına karışmış arkadaşlar…
Nasıl ve kimin “Talimatlı ricası ile” “Pavluka”ya alındıysa…
Bu “Çilehane Bülbülleri” de “Efendi Katip”in “Efendileri” tarafından talimatlandırılıyorlarmış…
Alın size enteresan bir iddia daha…
Alınan bu “Çilehane Bülbülü” “Küçük Efendilerin” bazılarına…
“Evinizi buraya getirmeyin” deniyormuş…
“Evinizi buraya getirmeyin” ne demek?...
“Bankamatik Uzman Mühendis, Bankamatik Uzman Başmühendis olarak çalışıyor görünün paranızı alın, yan gelin yatın” demek…
Olmuyor mu?...
Alınanların hepsi işin garip tarafı hep eski Ereğlili…
Karabük’ün çocukları Baba Ocağı’ndan ayrılıp, iş bulmak için Karabük’ü terk ederken…
“Ne idüğü belirsiz” adamlar…
“Pavluka”mıza doluşuyorlarmış…
Ne kadar manidar değil mi?...
Bu duruma, kimse ağzını açıp tepki göstermiyor…
Bazı partiler bağlanmış…
Bazı Sivil Toplum Örgütleri bağlanmış…
Karabük Basını “Maddi tehdit altında” hayatiyetini devam ettirmeye çalışıyor…
“Arkadaşlar” da…
Meydanı boş bulmuşlar…
“Veli Efendi” de sanki at koşturuyorlar…
Amma, havalarını alacaklar…
En güzel misali CHP’nin İl Teşkilat seçimi…
O seçim bile artık dolapların, dümenlerin iyi işlemediğinin en güzel göstergesi…
Bu göstergeyi ilerde detaylarıyla yazacağız inşallah…
“Ne kadar neyi bağlarsan bağla, dona düşer son damla”…
Uydu mu?...
Uysa da uymasa da yazdım…
Altı tane adam vardı…
Emekçi…
Gariban…
Taşı sıksa suyunu çıkartacak arslan parçaları…
Şu meşhur kriz var ya kriz…
Kriz, kriz deyip insanların keriz yerine koyulduğu “Global Kriz”…
Alternatif olabilirler diye…
“Oyuncakçı ve ekibinin” kılını kıpırdatmayıp göz yumduğu, hatta bazı iddialara göre tezgah kurup “Pavluka”mız dan attırdığı…
Altı tane yiğit vardı ya yiğit…
Onların ne suçu vardı?...
Madem kriz vardı…
Alınan bu 30’un üzerindeki “Çilehane Bülbülü” “Küçük Efendiler” neyin nesi?...
Madem onlar alındı…
Demek ki kriz bitti…
Niçin alın teri ile geçinen, o altı garibanın işe iadeleri tekrar sağlanmadı?...
Neden?...
İşin garibi…
Adama göre iş mi?...
Yoksa işe göre adam mı?...
Üniteler parçalanıyor…
Yeni yeni ünitecikler yaratılıyormuş…
Ve adama göre iş icat ediliyormuş…
Bunun adına da “Krizi iyi yönetiyoruz” deniyormuş…
Daha önce adamın birini almışlar…
Uyduruk bir unvan ile BAŞMÜDÜR yapmışlar…
Özelliği ne?...
Titri ne?...
Kabiliyeti ne?...
Belli değil…
Sonuç?...
Kovmuşlar…
Kovulan adama…
“Kara Şövalye” sahip çıkmış, almış yanında çalıştırmış…
Peki etik mi?...
Ahlaki mi?...
Bu bir yönetim zafiyeti değil mi?...
Gel zaman git zaman…
Fırsat yaratılıp, eski BAŞMÜDÜR tekrar “Pavluka”mıza geri alınmış…
Haddehaneler parçalanıp…
“Haddehanecikler” yapılmış…
Bir “Haddehaneciğin” başına da bu BAŞMÜDÜRCÜK getirilmiş…
Komediyi görüyor musunuz?...
Herkes şunu soruyor?...
“Bu pavluka da neler oluyor” diye…
“Efendi Kâtip”…
Ne Ereğli ile irtibat kurabiliyormuş…
Ne Divriği ile irtibat kurabiliyormuş…
Çünkü önceki işinden kovulup, “Pavluka”mız da göreve başladıktan sonra, eski çalıştığı grup onu hiç sevmediğinden, hiçbir şekilde ona yüz vermiyormuş…
İddia o ki…
Telefonlarına bile cevap verilmiyormuş…
“Pavluka”mızın Divriği’de hissesi var…
İskenderun ve Ereğli…
Genel Müdürlerince temsil ediliyormuş…
Amma…
“Efendi Kâtip” Divriği Yönetimine alınmıyormuş…
Çünkü istenmiyormuş…
“Pavluka”mız, Angaralı bir yönetim kurulu üyesi tarafından temsil ediliyormuş…
Ne kadar acuzelik değil mi?...
“Efendi Kâtip” kendisine 3 danışman almış…
Danışman almak mecburiyetinde…
Çünkü…
Danışmanlara danışmak mecburiyetinde…
Kendisine danışılabilmesi için, danışmanlarına danışmak en güzel kestirme yol…
Kriz var deniyor…
Adam çıkartılıyor…
Amma…
Paralar har vurulup harman savruluyor…
Tepeden tırnağa mobilyaların değiştiği iddia ediliyor…
Bürolardaki mevcut mobilyaların suyu çıktı herhalde…
Harala gürele mobilya alınıyormuş…
Eşşeğe altından semer vurulmaya gayret ediliyormuş…
Ancak…
“Eşşeğe altından semer vursan eşşek yine eşşektir” özdeyişi unutuluyormuş…
Sahi mobilyayı anladık da…
Ortopedik yataklar niye satın alınıyormuş ki?…
“Pavluka”mız sarmalanıyor…
Gizli bir el ince ince “Pavluka”mızı sarmalıyor…
Ya “Gülmeyeseciler Cemaati Örgütünden” medet umuluyor…
Ya da…
“Efendi Kâtip”in vasıtasıyla “Efendilerine” “Pavluka”mızın pazarlanmasının hazırlıkları yaptırılıyor…
Ne demiştik?...
Ya diz çökecekler…
Ya bırakıp kaçacaklar…
Daha “LİVA”yı anlatmadık…
Anlattığımızda, herkesin gözleri fal taşı gibi açılacak…
Zamanı var, biraz zaman…
Bir de…
KARABÜK’TE İL BELEDİYE BAŞKANLIĞININ NASIL KAYBEDİLDİĞİNİN HESABI, GÜNÜ GELDİĞİNDE MUTLAKA SORULACAK?…
ÇÜNKÜ HİÇ KİMSE, HİÇBİR ŞEYİ, ASLA UNUTMAZ…
Saygılarımla
Cep no:0505 522 67 25







Yorumunuzu Ekleyin